20 Ağustos 2009 Perşembe

Burnley-Manchester United

Oldukça iyi bir maç olduğunu söylemek mümkün.Premier Lig standartlarında geçen bu maçta Burnley'nin iyi oyunundan ziyade Manchester United'ın kötü oyunun ele almak istiyorum.Ferguson Anderson gibi ofansif bir orta saha oyuncusundan ''box-to-box'' yaratma peşindeydi.Bunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz fakat Brezilyalı oyuncu Premier Lig'in sertlik standardının biraz altında gibi gözüküyor.Bunu sırf bu maçta gösterdiği kötü performansına dayanarak söylemiyorum.Manchester ekibi adına beğendiğim bir isim olduğunu söyleyemem.Belki biraz Carrick...
United'ı son zamanlarda bu kadar pasifize halde görmemiştik.Gerçi geçen sezona da böyle başlamışlardı.İlerleyen haftalarda düzeleceklerini tahmin ediyorum.Machester United'in şampiyonluktaki en büyük favorim olduğunu da belirteyim bu arada.Bunu neye dayanarak söylüyorum?Ferguson'a.Unutmayalım ki onun yapabilecekleri sınırsızdır.Tekrar oyuna dönecek olursak Manchester United'ın o geçen yıldaki yıldıran, baskılı oyun anlayışını dün gece göremedik.Anlamsız pas hataları da cabası.
Tüm bunlara rağmen Burnley'nin oyunda göstermiş olduğu çabayı, takımdaşlığı ve savaşkanlığı göz ardı etmemek lazım.Sonuçta uzun yıllar sonra zirve lige çıkmışsınız ve karşınızda 33 yıldır yenemediğiniz, Devler Ligi finalisti bir takım duruyor.Maçın adamı Jensen'e apayrı bir post ayırmak gerekir ama neyse.Çok iyi bir kaleci olduğunu gösterdi 35 yaşındaki tecrübeli Danimarkalı.Takımının galibiyetindeki belki de en büyük rol onundu.Bu maçtan sonra futbolun neden bu kadar popüler ve neden bu kadar sevilen bir oyun olduğunu bir kez daha anladık.

18 Ağustos 2009 Salı

Younousse Sankhare


Fransız futbolcu yıldızı parladığı Toulon Turnuvası'nda orta saha oynadı. Tekniği çok iyi.Defansif özellikleri de üst düzeyde.Ayrıca defansın ve orta sahanın solunda da gayet iyi oynuyor.Hani şu moda tabirle ''iki yönlü'' bir oyuncu.1989 doğumlu.Yani daha 20 yaşında.İleride çok daha iyi bir kulüpte çok daha iyi bir oyuncu olacağına inanıyorum.

Tottenham-Liverpool

Aslında bu maçla ilgili sorulması gereken ilk soru 'Tottenham düzeliyor mu?' olmalı.Uzun zamandır böyle bir Tottenham izlememiştim.Tabi bunda sezona Redknapp'la başlamanın ve Palacios-Huddlestone ikilisinin payı oldukça büyük.Özellikle Palacios'un saha içindeki etkinliği tıpkı bu maç gibi üst düzeydeydi.Orta sahanın Tottenham kontrolünde geçmesinin en önemli nedeniydi desek abartmış olmayız her halde.Görünüşe göre Zokora'nın yokluğunu aratmayacak Honduraslı.Modric'e serbestlik tanıyan Redknapp karşılığını fazlasıyla aldı.Fulham çıkışlı İngiliz Ledley King ve genç Fransız Bassong ile de çok kaliteli bir ikiliye sahip olduğunu gösterdi Tottenham.Çağdaş bir forvet hattına da sahip Tottenham.İki tane presçi forvet oyuncusuyla oynuyorlar.Bu bağlamda Crouch'un alınması bence hataydı.2 metreyi aşkın boyuyla hızdan yoksun.Crouch bana göre Liverpool'da da bu nedenle dikişi tutturamadı.Liverpool'a gelecek olursak Xabi Alonso'nun yokluğu bariz biçimde hissediliyor.Lucas atağı çok çok seven bir futbolcu.Ve hücumda da bir o kadar etkili.Fakat topsuz oyundaki eksikliği çok net biçimde görülüyor.Tüm bunlara rağmen Aquilani'yi almak ne kadar doğru hep beraber göreceğiz.Skrtel ve Carragher'ın sakatlanması da ayrı bir talihsizlik.Skrtel'in çenesi çatlamış.Agger de sakat.Rafa'nın defans hattını kimlerden oluşturacağı büyük bir muamma.Liverpool şampiyonluk yolunda önemli bir üç puan kaybetti.Redknapp'ın Tottenham'ı ise şu an için dördüncülük yolunda ezeli rakibi Arsenal'in en büyük rakibi gibi gözüküyor.